1500 YILINDAN
GÜNÜMÜZE
ŞALPAZARI’NIN TARİHÇESİ
Bu güne kadar ilçemiz Şalpazarı nın tarihi hakkında
çeşitli çalışmalar yapılmış, kitaplar yazılmıştır. Bu çalışmaların
hepsi bir emek ürünüdür. Bütün bu çalışmalara saygı duyuyoruz ve
hepsine de teşekkür ediyoruz. Ancak bu çalışmalarda da Şalpazarı nın
(ağasar) tarihçesi konusu bizce eksiktir. Şalpazarı’nda ilk olarak
yerleşim, yöremizin neresinde olmuştur. Bu yörede yaşayanların
buraya nereden geldikleri konusunu işlenmemiştir. Tarihçemiz
hakkında yazılanların tamamı yazılı hiçbir kayıttan dayanmadan,
sadece halk arasında yapılan derlemelere dayalı bir tarihçe
çıkarılmaya çalışılmıştır. Yazılı kayıtlara ulaşılamamasının bunda
etken olduğuna inanıyoruz. Gerçekten de ilçemiz tarihine ışık
tutacak yazılı kayıt yok denecek kadar azdır. Mevcut yazılı kayıt
var ise de Arşivlerde bu konu ile ilgili her hangi bir araştırma
yapılmaması da bu kayıtların gün ışığına çıkmamasına etkendir.
Ayrıca yazılı Osmanlı kayıtlarının tamamının eski harf olması
Osmanlıca okuma yazması olan insanımızın azlığı da başka bir
etkendir. Bizim ulaştığımız kayıtların tamamıda Osmanlıcadır.
Ulaşabildiğimiz kayıtlarda Trabzon’un Fethinden sonra tutulan vergi
kayıt defterleridir. Bir çalışmanın bilimsel açıdan geçerlilik
kazanabilmesi için belgelere dayanması gereklidir. Bilimsel yöntem
bunu gerektirmektedir. Bizim bu yaptığımız çalışma tamamen belgelere
dayanmaktadır. Bu yaptığımız çalışma bir başlangıçtır. Umarız bu
çalışmamızdan yola çıkılarak bizim ulaşamadığımız kayıtlara
ulaşılır.
Uzun bir araştırmanın ürünü olan bu çalışmanın
Şalpazarı’nın tarihine ışık tutacağı inancındayız. Her ne kadar
vergi geliri kayıtları olsa da, Ulaştığımız bu dokümanların
Şalpazarı ilçesinde ilk yerleşim yerlerinin nereler olduğuna,
Şalpazarı ilçesinin 500 YY. önce hangi isimle anıldığına, İlk
yerleşen aileler, dolayısı ile sülalelerin kimler olduğu hakkında
bize bilgi vermektedir. Bu kayıtları gördükten sonra, bu güne kadar
yazılan ve bizlere aktarılan tarihi bilgilerin farklı olduğunu
göreceksiniz. Aşağıda size sunacağımız kayıtların tamamı T.C.
Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivleri daire
başkanlığından temin edilmiştir. Orijinal belgeler bu arşivlerde
mevcuttur.
Yine daha önceden sitemizde Şalpazarı’nın M.1850 yılına
ait köylerimizde yaşayan Aile reislerinin listesi Köylerimiz
kısmında mevcuttur. Bu kayıtların yöremizde halen yaşayan
ailelerimizin tarihine ve hangi sülaleden geldiklerine ışık tutacağı
inancındayız.
Osmanlılarda gerçek anlamda yazılı kayıt tutulması
1500.YY başlarında başlamıştır. Bundan dolayı da Çepni halkının
Ağasar yöresine gerçek anlamda ne zaman yerleştiğini tespit
edemedik. Çepnilerin tarih boyunca kurulan Türk devletlerinde sınır
boylarına yerleştirildiği ilkesinden hareket ederek şunu
söyleyebiliriz. Trabzon 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet han
tarafından fetih edildiğinde buralara yerleşmiş olabileceğini
düşünüyoruz.
“Ağasar İsminin Kökeni”
Şalpazarı ile ilgili ulaştığımız (H.921 – M.1515)
tarihli belgede Şalpazarı nın İsmi
“Akhisar Deresi”
olarak
zikredilmektedir. Daha sonraki kayıtlarda da yine ya Akhisar Deresi
ve ya Akhisar
Deresi Nahiyesi
olarak kaydedilmiştir.
Öncelikle bunu belirtmek istedik. Halk arasında bilinen ismi ile
Ağasar kelimesinin kökeni budur.
Osmanlı dönemine ait
Trabzon tarihi ile ilgili Osmanlı Arşivindeki MAD 828
numaralı defter de (H.891 – M.1486) Şalpazarı ile ilgili herhangi
bir kayıt mevcut değildir.
Fakat
T.T.D 52 (H.921-M.1515)
de (sayfa
760) Akhisar
Deresinde 7 adet mezradan bahsedilmektedir. Bu tarihte Akhisar
deresinde köy mevcut değildir. Bahsi geçen 7 adet mezralar
şunlardır.
1.
Alakadir Mezrası,
(Geyikli)
2.
Sazaklı-Karaağaç Mezrası,
(Düzköy)
3.
Dereköy Mezrası,
4.
Çamkiriş Mezrası,
5.
Kireç Mezrası,
6.
Karaşeyh Mezrası
7.
Kara-Evgan Mezrası dır.
Hasan Beyoğlu Ahmet
Çelebi Zaviyesine bağlı olan bu mezraların hâsılatı 1.500.- Akçedir.
TTD 387 İcmal
Defterinde (H.937 – M.1530) ise bu mezraların gelirleri Şeyh Murat
Oğlu Kasım Dede Zaviyesine aittir. Hâsılatı yine 1.500.- Akçedir.
Bahsi geçen bu Zaviye bu gün Giresun ili Tirebolu İlçesi Boynuyoğun
Köyünden ayrılma Tekke Köydedir. Mezralarda tek değişiklik Kara-Evgan
yerine Evgan Mezrasının ortaya çıkışıdır.
TTD 288 (H961 –
M.1554) te Akhisar Deresindeki mezralar Yine Hasan Bey Oğlu Ahmet
Çelebi Zaviyesine aittir. Hâsılatı değişmemiştir. Hâsılatı 1.500.-
Akçedir. Bu tarihten sonra Akhisar Deresinde Mezraların 4 tanesi Köy
statüsüne yükselmiştir. Bunlar;
1.
Sazaklı Karaağaç (Düzköy)
2.
Çamkiriş
3.
Kireç – Kalecik
4.
Dereköy’dir.
A.DFE 734 (H.981
– M.1574) sayılı Mufassal Defter parçasında Üç köy ve bir mezranın
adı geçmektedir. Köyler; Sazaklı-Karağaç (bu günkü Düzköy)
Çamkiriş ve Kireç tir. Mezralar ise Karaşeyh ve Karagürgen nam-ı
diğer Kızılüzümdür. Bu mezraların hâsılatı 150 akçedir.
Köylerden Sazaklı-Karağaç (Düzköy) ın hâsılatı 700 Akçe, Çamkirişin
ise hâsılatı 400 Akçedir.
Bu deftere
göre
Sazaklı-Karağaç (Düzköy)
da yaşayan
vergi mükellefi kişiler şunlardır.
1.
İman oğlu Turali,
2.
İman oğlu Mirkulu,
3.
İman oğlu Mehmet,
4.
İman oğlu Ahmet,
5.
İman oğlu Sadaka? (Sıtkı)
6.
İman oğlu Ali,
7.
Beşir oğlu Burhan,
8.
Beşir oğlu Hüseyin,
9.
Beşir oğlu İsmail,
10.
İlyas oğlu Hüseyin,
11.
Hüseyin oğlu İsmail,
12.
Hüseyin oğlu Ali
13.
Hüseyin oğlu Hamza’dır.
Sazaklı-Karaağaç ın bu
günkü adı Düzköy’dür. Buna göre Düzköy’e ilk yerleşim dört sülale
ile başlamıştır. Bunlardan İman oğlu bu günkü adı ile İmanuları
sülalesi bu günde bu köyde mevcuttur. İmanu sülalesinin
büyüklerinden Ali Osman ÖZDİN la (bu gün sağ değildir.)
görüştüğümüzde bize “Oğlum buralara ilk önce Türkistan’dan İman ve
Beşir diye iki kardeş gelmiş yerleşmiş. İman çalışkanmış, Beşir ise
biraz tembelmiş. Biz bu İmanın soyundan gelmekteyiz” demiştir.
Çamkiriş
Köyünde yaşayanlar ise;
1.
Yaramış oğlu Ali,
2.
Ahmet oğlu Hasan,
3.
Ahmet oğlu Şeyhi,
4.
Ahmet oğlu Abidin,
5.
Ahmet olu İsmail,
6.
Hasan oğlu Burhan
Kireç Nam-ı
diğer Kalecik’te yaşayanların adları;
1.
Hüseyin oğlu Ali,
2.
Hüseyin oğlu Yakup
TK. K.K.A TTD 43
(H991 – M.1583) numaralı Defterde ise Akhisar Deresinde (Şalpazarı)
4 köy 1 mezradan bahsedilmektedir. Köyler; Alakafir-mea Dereköy
hâsılatı 1000 akçe, Kireç hâsılatı 400 akçe, Sazaklı (Düzköy) 1000
akçe ve Çamkiriş hâsılatı 1050 akçedir. Kızılüzüm Mezrasının
hâsılatı ise 450 akçedir.
TK. K.K.A TTD 43
numaralı defterde bahsi geçen
Alakafir-mea Dereköy
de yaşayan vergi mükellefleri şunlardır;
1.
Mustafa oğlu Mehmet,
2.
Mustafa oğlu Süleyman,
3.
Mustafa oğlu İsmail,
4.
Hüseyin oğlu Menteşe,
5.
Hüseyin oğlu Yakup,
6.
Hüseyin oğlu Ali,
7.
Miraç oğlu Mehmet,
8.
Ali oğlu Durmuş,
9.
Ali oğlu Hızır,
10.
Musa oğlu Hızır,
11.
Musa oğlu İsmail,
12.
Musa oğlu Hüseyin
13.
Musa oğlu Ali
M. 1583 tarihinde
Şalpazarı’nda, Alakafir-mea Dereköy ve Sazaklı (Düzköy) de birer
Değirmen bulunmaktadır. Bu tarihte Akhisar Deresi Kürtün sancağına
bağlıdır.
Kürtün üzerinden gelip
Akhisar Deresinde yerleşen yukarıda bahsi geçen Türk boylarından
Çepnilerin tamamı Müslüman ve Hanefi mezhebine bağlıdır. Bazı
tarihçilerin iddia ettiği gibi Akhisar deresinde yaşayan Çepnilerin,
Kızılbaşlıkla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Çepniler kitabını
yazarı Prof. Dr. Faruk SÜMER de bizimle aynı görüştedir. Türk Tarih
Kurumu tarafından yayınlanan “ XV-XVI Asırda Trabzon Sancağında
Sosyal ve İktisadi Hayat” kitabının yazarı Doç. Dr. M.Hanefi BOSTAN
da söz konusu kitabında aynı yönde bulguları tespit etmiştir.
Yaptığımız araştırmalar
sonucunda ulaştığımız kayıtlara göre bu tarihte Trabzon Vilayetinde
tek bir Müslüman köy mevcuttur. O da bu günkü Beşikdüzü İlçesine
bağlı Oğuz Köyüdür. Ancak Osmanlı yönetimi Trabzon şehrinin
Türkleşmesi için yoğun çaba göstermiş ve buna önem vermiştir. Miladi
1486 yılında Trabzon da Müslüman oranı %26,73, 1520 yılında % 22,19,
1554 yılında % 46,16, 1583 yılında ise %55,38 e ulaşmıştır. Bu konu
ile ilgili olarak Amerikalı tarihçi Heath W. Lowry’nin “ Trabzon
Şehrinin İslamlaşması ve Türkleşmesi (1461-1583) diye bir çalışması
ve kitabı mevcuttur.
Bu tarihte Trabzon un
batısında iki tane kaza vardır. Bunlar Kürtün kazası ve Torul
kazasıdır. Kürtün Müslüman nüfusun en yoğun olduğu yer, Torul ise en
az Müslüman nüfusun yaşadığı yerdir. Daha sonraki tarihlerde Giresun
nam-ı diğer Çepni, Keşap ve Görele nam-ı diğer Yavebolu yerleşim
birimleri kaza olmuştur. Burada bahsi geçen Görele kazasının bu
günkü Görele (Elevü) ile alakası yoktur. Bu kaza, Beşikdüzü’nün bu
günkü Çeşme önü Mahallesinden başlayarak, batıya doğru Görele
Kalesini de içine alan bir kazadır. Şimdilerde bu kaleye Eynesil
Kalesi tabelası yapıştırılmıştır ki bu doğru değildir. Bu kalenin
asıl ismi Görele Kalesidir. 1486 yılında Kalede ki Müslüman oranı %
9,25, 1515 yılında %10,11, 1520 yılında %8.83, 1554 yılında %
10,097, 1583 yılında ise % 40,11 dir. Bu tarihteki Müslüman nüfusun
artışı, Anbaslı ve Seyit Ahmet in nefs-i Görele içinde mütalaasından
ileri gelmektedir.
Beşikdüzü’ndeki diğer
meskûn bölge Yavebolu Köyüdür. Hıristiyan bir köy olan Yavebolu daha
sonra Görele ile birleşerek Görele nam-ı diğer Yavebolu Kazasını
oluşturmuşlardır. Bu günkü Vakfıkebir de ise Marna adıyla bir
Hıristiyan köyü mevcuttur.
Trabzon Şehri Anadolu’da en son olarak İslam topraklarına katılan
yerdir. Bunun sebebi de Osmanlı Devletinin batıda fütuhata daha çok
önem vermesi ve İstanbul un Latinler tarafından istilası ile
Trabzon’a kaçırılan Andoronikos Kommenerosun oğlunun Trabzon Rum
imparatorluğunu kurmasıdır (1204-1461) . Güçlü bir devlet geleneğine
sahip olan Bizans sülalesi zaman zaman üzerine gelen Türk akınlarına
karşı direnebilmiştir. Bu hanedan soyundan gelenlerin uzun süre
hanedanlıklarını sürdürme sebeplerinden biride, kızlarını ya da kız
kardeşlerini çevrelerindeki Türk devletlerine gelin vererek
akrabalık bağları kurmalarıdır.
Mustafa KÜÇÜK
Mehmet ATALAR
mustafakucuk@hotmail.com.tr
Kaynakca:
T.C.
Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivleri daire
başkanlığından temin edilen Mufassal ve İcmal Defterleri
-
T.T.D 52
(H.921-M.1515) de (sayfa 760)
-
TTD 387
(H.937 – M.1530)
-
TTD 288
(H961 – M.1554)
-
A.DFE 734
(H.981 – M.1574)
-
TK. K.K.A
TTD 43 (H991 – M.1583)
-
XV - XVI.
Asırda Trabzon sancağında Sosyal ve İktisadi Hayat (Dr. M.Hanefi
BOSTAN -Türk Tarih Kurumu 2002 Yayını)
-
Çepniler
(Prof.Dr. Farum SÜMER)
|