|
Ağasar yöresinde kemence çalgıların başında gelir. Davul ve zurna da
milli çalgılarımızdır. Otçular haftasında çokluk yapmaya karar veren
köy ya da köyler bu çalgılardan birini ya da her ikisini birden
tutar. Otçular (tarlanın yabani otlardan temizleyen, çapalayanlar)
bir gün önceden köylerinden yola çıkarlar. Yol boyunca kemence
eşliğinde oyunlar oynayarak, türküler söyleyerek yol alırlar. Belli
yerlerde konaklanır. Yenilir içilir. Uzaklardan duyulan silah
sesleri çokluğun geldiğinin habercisidir. Nihayet obaya varılır.
Obaya girişte Kadırga'ya giriş gibidir.
Kadırgaya giriş sıradan olamaz. Onun bir nizamı, intizamı vardır.
Çokluğun, köyünü, obasını en iyi bir şekilde temsil etmesi gerekir.
Bunun bilincinde olan köy çokluğa komuta edecek bir komutçu seçer ya
da yönetici kendiliğinden ortaya çıkar. Yol boyunca önde erkekler
elele tutuşurlar. Kemence eşliğinde horon oynayarak ilerlenir.
Çalgıcıların yanında bazen bir, bazen de birkaç türkücüsü vardır.
Komutçular, horon sırasında ileri geri kalmaları, taşkınlıkları
önlemeye çalışır. Bu arada çakır keyif olanlarda vardır. Onlar o
halleri ile büyülü dünyalarında değişik manzaralar oluşturur.
Atlılar çokluğun önünde, atını sağa sola sürerek düzeni sağlamaya
çalışır. Hep bir ağızdan haykırışmalar, naralar atılır... Silah
sesleri haykırışlar pazaryerindeki halkın dikkatini ve ilgisini
çekmeye başlamıştır. Halk çokluğun yoluna gider. Coşku had
safhadadır. Onların niyeti pazaryerine varmak değil, güzelim çimleri
eze eze horon oynamaktır. Gününü gün etmek, eğlenmektir. Halkın
iştiraki ile daha da kalabalıklasın
Bu çokluğu yapan köy ya da köyler mercek altındadır. Hem çalgıcı,
hem oyuncular bütün hünerlerini gösterir ve doyasıya eğlenir,
eğlendirirler.
Çokluğun ardından gelen kadınlarında komutçusu vardır. Onlarda bir
nizam intizam içinde olurlar. Dahil olduğu çokluğu, obayı en iyi
şekilde temsil ederler. Rengârenk giysiler içinde bir tablo
gibidirler...
Elele tutuşulan bu horonlarda her kesimden insan vardır. Vali de
çoban da zengin de fakir de elele gönül gönüledir. Belki de rütbe ve
nişanların kenara bırakıldığı, gönlünce yaşandığı tek yer bu
şenliklerdir.
Nihayet öğle üzeri horon düzüne inilir. Horon halka şeklini alır.
Bir müddet oynandıktan sonra yemek için ara verilir.
Temmuzun 3. haftasında Kadırga'ya birçok çokluk gelir, izlemekten
zevk alanlar, kenardan seyreder, canı oynamak, eğlenmek istiyorsa
istediği horona girer, oynar, eğlenir. Akşama doğru herkes kendi
yaylasına (oba) gitmek üzere yola çıkılır. Yine çala oynaya obaya
varılır.
Özel yayla yemekleri yendikten sonra, eğlenceler gece boyunca da
devam eder. Cumartesi günü yaylaların o güzelim çimlerinde, gruplar
halinde gezilir, soğuk su kapılarında oturulur. Yenir içilir, kızlı
erkekli horonlar oynanır. Hasılı, yılın yorgunluğu atılmaya
çalışılır.
Temmuzun 3. haftası pazar günü ALACA PAZARI ŞENLİĞİ'ne katılmak
isteyenler, çalgıları ile birlikte Alaca'ya hareket ederler.
|