İbrahim KARAGÜL
Gürcistan'a nükleer silah mı gönderildi?
Kafkaslarda
bir savaş izledik. Rusya ile Gürcistan arasında birkaç gün süren savaşın gerçek
mahiyeti izlediğimiz kadar değildi. George Soros'un
parasıyla iktidarda tutulan, Zbigniew Brzezinski'nin çömezi Mihail Saakaşvili'nin
Güney Osetya'yı kontrol altına alma girişimi basit
bir iç güvenlik operasyonu değildi. Bir tetikçinin kendi ülkesini nasıl
mahvettiğini gördük.
Ama
görmediklerimiz daha da endişe verici. Yakın gelecekte bütün Kafkaslarda
yaşanacak yaygın çatışmaların işaretini aldık. Sadece Kafkasya'da değil, Hazar
kıyılarından Kuzey Kutbu'ndaki kaynak savaşlarına kadar gelecekte
yaşanacakların haberini aldık. Birkaç yılda Gürcistan'ın askeri kabiliyetini
yüzde üç bin artıranların aslında sadece Gürcistan'ın güvenliğini
düşünmediklerini gördük.
Rus
birlikleri G. Osetya'ya girdikten sonra medyada hiç
yansımayan olağanüstü iddialar başkentlerde dolaştı. ABD ve müttefiklerine göre
Rusya, G. Osetya'ya SS-21 taktik nükleer silahlar
getirmişti. Yani Gürcistan'daki savaş büyüseydi nükleer saldırılar
olabilecekti. ABD yönetimi bu iddiada ısrarlıydı. Oysa yaşanan kriz böyle
silahların kullanılmasına ihtimal vermiyordu ama yine de Pekin'de Olimpiyatları
izleyen ABD Başkanı George Bush bu şekilde bilgilendirilmişti.
İddialarla
aynı zamanda ABD, Irak'taki iki bin Gürcü askerini ülkesine gönderme kararı
aldı. Askerler ABD uçakları ile nakledilecekti. Dört uçak gönderildi. Gürcü
askerlerin görüntüleri verildi. Ama nereye indiklerini kimse bilmiyor. Dördüncü
uçağın akıbeti bile belli değil.
Askerlerin
dışında bu uçaklar ne taşıyordu? ABD istihbarat çevrelerinin iddialarına benzer
tezler gündeme geldi. Bu uçaklar silah mı taşımıştı? Dahası, bu uçaklarla
nükleer silah mı nakledilmişti? ABD'nin Irak'ta nükleer ve kimyasal silah
depoladığı Irak işgalinden hemen sonra gündeme gelmişti. Bu köşede de
tartışıldı. Silahlar İran için bölgeye nakledildi. Şimdi, ABD'nin Irak'taki
nükleer silahlarından bazılarının Gürcistan'a nakledildiği iddia ediliyor.
Rusya SS-21 taktik nükleer silahları G. Osetya'ya,
ABD de kendi nükleer silahlarını Gürcistan'a mı nakletti?
Moskova,
artık Gürcistan'ın toprak bütünlüğü diye bir şey olmadığını açıkladı. Batı'nın
bölgedeki en önemli projesi Bakü-Ceyhan artık güvende değil. Enerji hatları
artık Rusya'sız ve İran'sız
güvende olamayacak. Savaşın görünmeyen yüzünde bunlar varsa çok şeye hazır
olmalıyız.
Başbakan
Tayyip Erdoğan acilen Rusya'ya giderken, Rus liderlerle görüşürken Kafkas
İttifakı'nı gündeme getirirken Türkiye'nin bunları gördüğüne eminim. Ama
müttefikleri hiç de öyle düşünmüyor.
ABD uyardı, İsrail nota verdi
İran
Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad
İstanbul'a geldi. Türkiye'nin müttefikleri tedirgin, öfkeli. İsrail,
bir hafta önce Türkiye'ye protesto notası verdi. İsrail'in Türkiye Büyükelçisi
Gabi Levy, protesto notasını Ankara'ya sundu. Financial Times, ABD'nin; “İran
Cumhurbaşkanı ile enerji anlaşması yapmayın” diye Ankara'yı uyardığını yazdı.
Türkiye'ye; “İran'dan uzak dur. Bizden bağımsız adım atma. Bize rağmen inisiyatif belirlemeye girişme” diyorlar. Aynı şekilde
“Rusya ile de mesafeli dur” diyorlar. “Bunları yapmazsan bir gün sonra PKK'nın
neler yapabileceğini görürsün” diyorlar.
Türkiye
Kafkasya'da istikrar istiyor. Bunu kiminle yapabilir? Elbette Rusya ile. ABD,
İngiltere, İsrail kışkırtmalarıyla değil. Türkiye Karadeniz'i bir barış ve
ekonomik kazanç alanına dönüştürmek istiyor. Kiminle yapabilir? Rusya ve Karadeniz komşularıyla. ABD donanmasını Karadeniz'e
sokarak değil. Türkiye enerji güvencesi istiyor. Bunu kiminle yapabilir? Rusya
ve İran ile. ABD istedi diye, bölgenin dev projelerinden uzak durursa Ortadoğu
ve Hazar'da başkalarının projeleriyle yetinirse yarın Gürcistan'ın durumuna
düşebilir.
Batı'ya
rağmen, ABD'ye rağmen bir eksen kaymasını önermiyoruz. Sadece Türkiye'nin kendi
yolunu çizebilmesinin, kendi sözünü söylemesinin, kendi çözümünü üretmesinin
vaktinin geçmek üzere olduğunu söylüyoruz.
İran-Türkiye
yakınlaşmasından neden korkuyorlar? Ortak enerji projelerinden, ortak güvenlik
mekanizmalarından neden korkuyorlar? Her şey ortada. Türkiye'den
korkuyorlar. Türkiye'nin kendi başına hareket etmesinden korkuyorlar. Bölgede
bir güç merkezi olmasından endişe ediyorlar. Ortadoğu'da barış istiyorsak kendi
hesaplarımız olmalı. Bölgesel, ulus üstü kurumlar, mekanizmalar oluşturmalıyız.
Kafkaslar'da barış istiyorsak aynı şeyi yapmalıyız.
Kendi içimizde barış istiyorsak başkalarının kartını oynamaktan kaçınmalıyız.
Bölgesel barış istiyorsak bölge ülkeleriyle yakınlaşmalıyız.
Şu
an Türkiye'nin yapmaya çalıştığı da bu. Barış ve işbirliği arayışları kimseyi
rahatsız etmemeli. Birileri rahatsız oluyorsa bu, onların savaş planlarını
engellediği içindir. Bu bölgedeki her savaş bizi de çökerttiğine göre, aynı
yolda yürümeye devam etmeliyiz. Putin'le de Ahmedinejad'la da konuşacağız ve mümkün olduğunca ortak
çalışmalar yapacağız.