TRABZON ŞALPAZARI DERNEKLER  FEDERASYONU

Giriş Sayfası Sizden Gelenler Linkler İçindekiler Ziyaretci Defteri

Otcular

Giriş Sayfası
Otcu Şenliği

 
Web www.salfed.com

Webmaster

 

 

OTÇULAR HAFTASI

AĞASAR OTÇUSU

Yörede Çepnilerinin kullandığı bir kelimedir. ‘‘OT ’’ kökünden türemiştir. ot-çu otları yapan kişi, ot eden kişi anlamına gelmektedir. Çepni boyundan olan yöre halkı mısırları çapalama işlemine ‘‘ot kazma’’, bu işi yapan topluluğuna da otçu, otçular demektedir.

Kavram ve içerik olarak ise ot yapan, ot çapalayan işleminden çok, bir kültürel etkinlik, geleneksek şenlik, panayır, topluluğunu ifade etmektedir.

Otçular Haftası ya da Kadırga Şenliği diye bilinen bu yayla şenliği adını bu şekilde almaktadır.

Otçu Şenliği Karadeniz yaylalarında yapılmaktadır. Bunlardan en görkemlisi ise Kadırga ve Sisdağı yaylalarıdır. Kadırga yaylası, Trabzon ve Gümüşhane il sınırlarının kesiştiği noktadadır. Otçu şenliği Kadırga yaylasında Temmuz ayının 3 haftası cuma günü yapılırken, Sisdağı yaylasında ise Temmuz ayının 4.haftası cumartesi günü yapılmaktadır, Sisdağı yaylası ise; Giresun Trabzon il sınırlarının kesiştiği noktada bulunmaktadır. Kadırga yaylası Trabzon’un batı tarafı yaylaları için yaz aylarında Pazar konumundadır. Cuma günleri Pazaryeri kurulur ve civar yaylacılar ihtiyaçlarını buradan karşılar.

Her bir obanın otçusunda önde erkekler arkada bayanlardan oluşan horon grupları ve bunların en arkasında yöre halkı yöresel kıyafetleri ile birlikte yayla çimenlerini eze eze kadırga pazarı etrafındaki alanlarda Kemençe ve davul zurna ile tepilen Horonlarla gün boyu devam eden bir geleneğin ifadesinde buluşurlar. Otçu kalabalığını yöneten değnekçinin yanı sıra atlı bir kişi de atı ile birlikte bu otçudaki düzeni sağlamak için otçu ortasında yerini alır.

Çepni toplulukları bu şenliğe Otçu Şenliği ve katılanlara da Otçu, denmektedir. Geleneksel olarak yılın orak (Temmuz) ayında mısır çapalama (ot kazma, ayıklama) işlemini bitiren yöre halkı, kalabalık topluluklar halinde yöresel kemençeler eşliğinde horon oynayarak türkü söyleyerek yola koyulurlar. Otçu şenliği Şalpazarı’nda Çarşamba günü başlar ve Cuma günü akşamı sona erer. Şalpazarı’nın hafta günü olan Çarşamba günü İlçe merkezinden Kemençe, davul – zurna eşliğinde yola çıkılır. İlk gün Karakısak yaylasına çıkılır, buradaki Bulu Veysel’in kahvesinde mola verilir, gece burada yine eğlenceyle geçilir. Perşembe günü Karakısak yaylasından hareket eden topluluk horon oynaya, oynaya Fol dereye iner. Fol dereden yukarı Gö su, Akiseden yukarı Kadırga yaylasındaki obalara doğru ilerlenir. Akşamüstü her otçu ( Aktaş otçusu, Aktaş Obasına, Eskala otçusu Eskala) obasına ulaşır. İki gündür yolda olan otçular, Perşembe günü gecesini, isteyen dinlenerek, isteyen eğlenerek geçirir. Esas şenlik Temmuzun üçüncü Cuma günüdür. Genç kızlar, delikanlılar, İhtiyarlar o gün en yeni kıyafetlerini giyer ve Horon tepe tepe Kadırga Pazarına doğru yola çıkarlar. Tam Öğle vakti otçular kadırgaya girer. Bu görülmeye değer muhteşem bir görüntüdür. Kadırganın tepesinden aşağı Aktaş Obası otçusu, Onun Tam karşısındaki Tepeden doğru Eskala Otçusu aynı anda Kadırgaya giriş yapar. Her iki otçu Kadırganın horan düzünde buluşur ve Tek bir otçu haline gelir. Artık oba ayrımı kalmamıştır. Ağasarlılar bir bütün haline gelmiştir, tek vücut olmuştur. Muhteşem bir horon halkası kurulmuştur. Horon halkası oka dar büyümüştür ki kemence bir uçta çalarken diğer uçtaki kemençe sesini duyamaz. Bundan dolayı da Horon halkasının içinde en az 5 – 6 kemençeci kemençe çalmaktadır. Bir yıl boyunca bu güne hazırlanan İnsanlar gönüllerince eğlenmekte, Pikniğini yapmaktadır.

Tabi bütün bu yazdıklarımız mazide kaldı. Benim neslim bu şenlikleri yaşayan son nesildir. Her konuda yaşanan kültür dejenerasyonu OTCU muzu da bozmuştur. İnsanlar artık yaylaya araba ile gitmekte. En önemlisi de Kadırgada Otçu haftası kutlanmayıp, belediyelerce Konser verilmekte. Maalesef bir gelenek yok edilmektedir.

Kadırga düzü de kalmamıştır. Otçular kadırgaya girememektedir. Bütün bunlara sebep olanlar ise Kürtün, Öz Kürtün, Şalpazarı, Tonya ve Maçka belediyeleridir. Son dönemlerde yöremizde uydurma şenlikler düzenlenmektedir. Bunu da maalesef belediyelerimiz organize etmektedir.

Belediyeler şayet festival yapacaklarsa, bilinen tarihi ile en az 500 Yıldır halk tarafından düzenlenmekte olan Otçu geleneğine sahip çıksınlar.

Kadırgada ses kirliliği yapan o müzik aletlerini, ses düzenlerini, Kuru Göle ya da buna benzer başka bir alana kursunlar, çevre kirliliklerine burada devam etsinler.

Otcolarımızın kadırgaya girmesini ve eskisi gibi birleşmesini sağlasınlar.

Aslında buradaki yozlaşmada Trabzon ve Gümüş hane valiliklerinin de kusuru vardır. Belediyelerin, özelliklede Öz Kürtün belediyesinin, tarihi yüz yıllara dayanan bu geleneği yok etmesine seyirci kalmaktadırlar.

Edirne’deki Kırkpınar şenliğine, Kültür bakanlığı, Edirne valiliği ve Edirne belediyesi sahip çıkmakta, tüm dünyaya tanıtmaktadır. Bir etkinlik yaşatılırken, bölge ekonomisine katkı sağlaması sağlanmaktadır. Bunu biz neden başarmayalım.

Halkın kendiliğinden organize ettiği bu tür etkinlik Türkiye’de kaç tanedir. Belediyeler şayet bu etkinliğe destek vermek istiyorlarsa, en büyük katkıları şenliğe müdahale etmemek le olacaktır. Onların asli görevi olan, alt yapı hizmetlerine yönelsinler. Her yıl en az 50 bin kişinin geldiği Kadırga da hala su yok, Tuvalet yok, Toz toprak içinde. Çöpleri toplayan yok. Kadırgada açılan çadırlardan para toplama ya gelince, Belediyelerimiz kavga ediyor. Altyapı hizmetine gelince, kimse sahiplenmiyor.

Kadırga yaylasının kimin topraklarında olduğu önemli değildir. Bugünkü il ve ilçe sınırları temel alınarak hesap yapılmamalıdır. Çünkü bu sınırlar yakın tarihimizde çizilmiştir ve kültürel sınırları kesin olarak belirtmemektedir.

Asıl dava Kadırga’dan rant sağlama kavgasıdır. Kurulan pazardan para toplamaktır. Bu duruma tepki gösteren Eskala ve Aktaş otçu grupları Kadırganın merkezine inmemektedir..

Kültür, bir toplumu diğerlerinden farklı kılan değerler bütünü ve hayatı algılama biçimidir. Bilim ve teknoloji evrensel ama kültür millî’dir. Kültürlerin millî olması, içine kapanık, diğer kültürlerden kopuk olmaları anlamına gelmez.

Bizler atalarımızdan miras kalan kültürel zenginliklerimizi korumakla yükümlüyüz. Bizi diğerlerinden farklı kılan olgular yok olduğunda bizler de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağız. Bunu asla unutmayalım…

 

Mustafa KÜÇÜK


KADIRGA ATMA TÜRKÜLERİ

Haburası neresi,

Ören Obası Ören

Yitirdim ufağumu

Yok mudur onu gören.

 

Kadırga dedikleri,

Bir yamanın belinde.

Ne yalvarırsın bana.

Ne var benim elimde.

 

At benim atımıdı,

Kadırgada sattılar.

Onun yuvası iyi,

Benimkini yıktılar.

 

Kadırgaya giderken,

Daşoluktan su içtim.

E kız senin var diye,

Neçelerinden geçtim

 

Kadırganın başları,

Hiç durmuyu dumansız,

Ellerin yari geldi,

Hani bizim imansız.

 

Kadırganın arkası,

Cuma gün haftası.

Sevdalıktan yanıyu,

Yüreğimin ortası.

 

Kadırganın başında,

Çift oturur hanımlar.

Giyinipte kuşanmış,

Kime havu çalımlar

 

Kadırga yok diyular,

Nereye gidiyular.

Benim ufak gülümü,

Ellere veriyular.

 

Ah Kadırga Kadırga,

Cuma gelmedi mi?

Kız senin yalanların

Daha tükenmedi mi?

 

Kadırga denen yere,

Tente kurarım tente.

Al da gidelim beni

Sende sevdalı bende

 

 

 

Kirazlıtepe Mah. Orhan Seyfi Orhun Cad. No:76 Üsküdar / İstanbul TÜRKİYE Telefax:0 90 0216 318 79 99 salfed@salfed.com

İletiyi salfed@salfed.com URL'sine, bu web sitesi hakkındaki soru veya yorumlarınızla birlikte gönderin.
Telif Hakkı © 2006 Trabzon Salpazari Dernekler Federasyonu
Son değiştirilme tarihi: 24 17aziran 2008 Salı